Size iyi ve kötü haberlerimiz var! Şemalarla ilgili birçok bilgi topladık ve bunlarla ilgili eğitimde ve diğer alanlarda bazı pratik uygulamalar elde ettik. Kötü haberimiz ise, hala şemaların tam olarak nasıl oluştuğunu bilmiyoruz.
İkilem yine şu soruya gelmektedir: Şemalar oluşturulurken bunun ne kadarı biyolojik faktörlere, ne kadarı çevresel faktörlere ve ne kadarıda bu ikisinden çıkan yorumlamalara bağlıdır?

Kişilerin bellek kapasitesi, dikkat süresi ve zihinsel hızı gibi biyolojik yetenekleri bilgisayar donanımına benzetilebilir. Biyolojik yetenekler insanların kullandıkları makinelere benzer. İyi bir bellek kapasitesi olanlar, buna sahip olmayanlara oranla başlarına ne geldiğini daha kolay hatırlayacaklar ve bu deneyimleri daha farklı işleyeceklerdir. İyi bir bellek kapasitesi olanlar, başlarına gelen şeylerle ilgili olarak, zayıf bellek kapasitesi olanlara göre daha farklı yorumlar yapabileceklerdir. Bu kapasiteye sahip olanların, işlemek ve karara ulaşmak için daha fazla bilgiye sahip olduklarını söyleyebiliriz.

Yiğit ile Ozan'ın ülkeyi baştan başa kat edecekleri bir tren yolculuğuna çıktıkları senaryosuna bir göz atalım. Yol boyunca pek çok manzara görecek ve birçok deneyim yaşayacaklardır. Yiğit'in ciddi bir zeka geriliği varken, Ozan'ın IQ’ su 160 civarındadır. Yiğit ile Ozan'ın bu gezideki izlenimleri ve deneyimleri ile ilgili aynı yorumları elde edeceklerini düşünmek mantıklı mıdır? Elbette değildir.

Yiğit'in yaşadığı deneyimi, Ozan'dan çok farklı işleyeceği çok açıktır. Hatıraları, yorumları birbirinden farklı olacağı gibi deneyimlerinden çıkardıkları kurallar ve varsayımlarda birbirinden oldukça farklı olacaktır. Ozan'ın varsayımlarını dayandıracağı, çok daha somut hatıraları ve gerçekleri, isterseniz biz buna veri diyelim, olacaktır.
Ozanla Yiğit'in deneyimlerini işleme farklılıkları, aynı nedenlere dayanmasa da, çocuklarla yetişkinlikler arasındaki farklılıklara benzer. Yiğit'in işleyiş biçimi çocuklarınki gibidir. Tam olarak gelişmiş bir beyne sahip olmadığı için çocuklar, bir yetişkin gibi bilgiyi bütünüyle anlama ve saklama yeterliliğine sahip değillerdir. Çocukların ve yetişkinlerin varsayımlara nasıl ulaştıkları arasındaki fark iki yönlüdür. Bu hem gelişimsel bir konudur hem de yaşam deneyimlerin fazlalığına bağlıdır.

Biyolojik faktörler bizim donanımımız ise, o zaman şemaları oluşturmamızı etkileyen varsayımlarımız, inançlarımızda bizim yazılımlarımızdır. Tıpkı bir bilgisayar gibi biri olmadan diğeri işe yaramaz. Bir programın çalışabilmesi için hem donanıma hem de yazılıma ihtiyacınız vardır. Şemaların nasıl oluşturulduğunu tam olarak kavrayamasakta, genel olarak bazı unsurlar bunları oluşturmak, bazı unsurlarda bunları korumak için gereklidir.
Gerekli ilk unsur biyolojik bir faktör olan mizaçtır, ikincisi ise erken çocukluk döneminde kişilerin yetiştiği çevre faktörüdür.

Mizaç

Kişinin tüm tavrını anlatmak için kullanılan mizaç sözcüğünün, kalıtımsal düzeyde biyolojik olduğu düşünülmektedir. Diğer bir deyişle, gen havuzundan kalıtımsal olarak aldığımız mizaç donanımıyla doğarız.
Beş şema alanı oluşturan Dr. Young ("Farklı Şema Düzenleri" konusuna bakınız) aynı zamanda olası beş boyutunu da ortaya koymuştur. Teorik olarak, herkes bu kategorilerden birer girer.

Utangaç – Dışadönük
Pasif – Saldırgan
Duygusal olarak yüzeysel - Duygusal olarak yoğun
Kaygılı - Korkusuz
Hassas – Dayanıklı

Mizaç öncellikle biyolojik olsa da, kişinin çevresinden de etkilenir. Biyolojik ve çevresel faktörler etkileşince, sonuçlar kişiliği etkileyebilir. Selim’in dayanıklı bir mizacı vardır, ancak ebeveynleri onu sürekli olarak eleştirirlerse, Selim onların isteğinin aksine daha hassas biri olacaktır. Selim hassas - dayanıklı yelpazesinde hassasa doğru kayacaktır. Ceren pasif bir mizaca sahiptir, ancak oldukça destekleyici bir çevrede yetiştirilip, ona kendisinin ve ne düşündüğün önemli olduğu öğretilirse, yelpazede girişkene doğru kayacaktır.

Yetiştiğimiz Çevre (ilk Çevre)

Şemaların oluşmasında bir diğer faktörde kişinin yetiştiği çevredir. Yetiştiğimiz çevrenin temel inançlarımızın ne olacağı, "kendimizle ilgili ne düşüneceğimiz ve başkalarının bize nasıl davranacağına ilişkin beklentilerimiz konusunda çok kritik bir rol oynadığını ifade etmek şaşırtıcı değildir. Dr. Young'ın Janet Klosko ile yazdığı Yaşamınızı Yeniden Keşfetmek {Reinventing Your Life) kitabında, çocuklar için özellikle zarar verici olan ve oluşturdukları şemaları da olumsuz yönde etkileyen dokuz çevreyi tanımlamışlardır:

1. Bir ebeveyn istismarcıyken, diğeri çaresiz veya pasiftir.
2. Ebeveynler duygusal olarak mesafelidir ve çocuklarından başarı adına beklentileri de çok yüksektir.
3. Ebeveynler sürekli kavga ederler ve çocuklar da bu kavgaların arasında kalır.
4. Ebeveynlerden biri hasta ya da depresiftir, diğeri ortalarda yoktur ve bu durum çocuğu onların rolünü üstlenmeye zorlar.
5. Çocuk bir ebeveyne oldukça yakındır ve sanki eşin yerini alır.
6. Ebeveynlerin (ya da ebeveynlerden birinin) fobisi vardır ve bu fobi sonucunda ya çok aşırı koruyucu davranırlar ya da kendileri korktukları için çocuğa yapışırlar.
7. Ebeveynler (ya da ebeveynlerden biri) eleştireldir ve onun için çocuğun yaptığı hiçbir şey yeteri kadar iyi değildir.
8. Ebeveynler (ya da ebeveynlerden biri) çocuklara karşı fazla hoşgörülü davranır ve sınır koymakta başarısız kalır.
9. Çocuk arkadaşları tarafından dışlanır ya da diğerlerinden farklı olduğunu düşünerek büyür.
Ancak unutmayın ki bir ölçüye kadar hepimiz bu kategorilerden birine gireriz. İlk çevreleri belirleyen, bu durumların ne kadar sık yaşandığıdır. Durumun ciddiyeti ne kadar fazlaysa, çevrenin sağlıksızlığı da o denli fazla olur.

Şemaların oluşmasında mizaç ve yetiştiğimiz çevre önemli faktörlerdir. Şemalar bir kez oluştuktan sonra, bu şemaları korumanında çeşitli yolları vardır.

Nur Meriç
PSK Gelişim ve Aile Danışmanı

Kaynak: Dr. Allen R. Miller & Susan Shelly, “A'dan Z'ye Kişiliğiniz”