Evlilikte Adım Adım Kalite

 

Durduk yerde; “Hayat kalitemi nasıl düşürsem, evlensem de kendimi nasıl mutsuz etsem?” düşüncesiyle evleneni görmedim.

Evliliklerin başlangıcında mutlulu­ğun, huzurun ve hayat kalitesinin artacağı düşünülür. Yıllar geçtiğindey­se kişi kendini; eşine, arkadaşına, bir aile büyüğüne veya bir uzmana -büyünün bozulduğunu, her şeyin tersine döndüğünü, ilişkisinin kötüye gittiğini, huzursuz, mutsuz, doyumsuz biri oldu­ğunu, hayat kalitesinin git gide kötüleşti­ğini- anlatırken bulabilir.

 

Abidin Dino'nun ‘mutluluk resmi’, Bruno Amodio'nun 'Ağlayan Çocuk' tablosuna durduk yerde dönüşmüyor. Sis­tematik olarak, yavaş yavaş kalite aşağıya çekiliyor. Özensiz, alaycı, kırıcı sözler, bir sabah yüksek sesli konuşmalar, bir başka akşam eşyaların fırlatılması, bütün gece ağlamalar…

 

Her şey bitmiş değil!

Durun bakalım!

Bir şe­yin nasıl bozulduğunu bilmek, onun tamir edilmesinde bize yol gösterici olur. Evliliğimizin kalitesini artırmak elimizdedir..! Unutmayalım ki; hayatta noktalar­dan çok virgüller vardır.

 

Öncelikle bilinmesi gereken; evlilikleri bizler oluş­turuyoruz, hazır gelen bir paket yok ortada! İstediğimiz evlilik modelini gerçekleştirme­nin ilk adımı; ideal evlilik modelini seçmek olmalı. Evren emir­lerimizi dinleyen sihirli bir cindir. Biz ne söyler ya da dilersek onu gerçekleştirmeye çalışır.

 

Problemleri çözebilmek, sorunlarla baş edebilmek, mutluluk oranımızı yükseltmek sağlıklı paylaşımlarda bulunmak için kaliteli bir iletişim şarttır. Eşimizle iletişim kurarken; sanki bir aile büyüğümüzle, amirimizle, beğendiğimiz bir sanatçıyla, en azından bir arkadaşımızla ko­nuşuyormuş gibi düşünerek konuşmalıyız. Evliliğimizde iletişim savaşları yaşıyor ve bunu çözemiyorsak, en azından bir uzmana gidip destek isteyebilmeliyiz.

 

Cinsellik bizim temel ihtiyaçlarımızdandır. Sağlıklı yaşanmadığında evlilikte ciddi sorunlar doğurabilir. Bu da çok karşılaştığımız problemlerden biridir. Bu anlamda dostlarımızdan ve aile büyüklerimizden -konunun hassasiyetinden- dolayı pek fazla yardım göremeyiz. Sağlıklı ve doyumlu bir cinselliği engelleyen nedenler tespit edilirse, kısa zamanda çözüm geliştirmek de mümkün olmaktadır.

 

Evliliği meydana getiren iki kişi aslında bir şirket kurmuştur. Bu şirkette 'girdiler' ve 'çıktılar' vardır. Nasıl ki bir şirket yıllık kontrollerinde bir duraklama veya girdilerde azalma gördüğünde hoşnutsuz olursa, evlilikte de böyledir. Evlilikte girdileri arttırmak kendimize ve karşımızdakine yatırım yapmakla mümkün olur. Örneğin; görünümümüze özen göstermek, sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak, kişisel temizliğimize dikkat etmek bu konuda iyi bir başlangıç olabilir. Kültürel açıdan kendimizi geliştirmek, farklı ilgi alanları oluşturmak, paylaşmaya değer fikirler kazanmak, fikren kendimizi geliştirmek ve olgunlaşmak eşimizle paylaşacağımız konuların her geçen gün artmasına neden olur.

 

Psikolojik Gelişim & Aile Danışmanı Nur Meriç

 

02 ŞUBAT 2015 / ZAFER GAZETESİ – YAŞAM PENCERESİ